21. Yüzyılda Yenilikçi Eğitim Yaklaşımları

 21. Yüzyılda Yenilikçi Eğitim Yaklaşımları

Eğitim ve öğretim insanların hayatının her alanında vazgeçilmez olan ve bireyin kendini gerçekleştirmesi için gereken bir süreçtir. Hayatta belli başarılara imza atmak, saygın bir birey olmak, topluma yön vermek için eğitimli insanlara ihtiyaç vardır. Bununla birlikte, eğitimde değişen dinamiklere ayak uyduramamak ve modern hayatı eğitime entegre edememiş olmanın da getirdiği bazı problemler mevcuttur. Bu bağlamda, sizlere bu yazımda 21. yüzyılda eğitimde ortamların kullanılabilecek yenilikçi eğitim yaklaşımlarından söz edeceğim.

21. yüzyılda eğitimde yenilik dendiğinde hiç kuşkusuz toplumun büyük kısmının aklına bilgisayar ve internet teknolojisi gelmektedir. Bu teknolojiler son 20 yılda öyle bir değişim ve evrime uğradı ki bu yüzden çağımızın en önemli buluşları olduğunu söylememek imkansız. Bununla birlikte, geçmiş teknolojilerde de olduğu gibi bilgisayar ve internet teknolojisi de bizler için eğitim ortamında sadece bir amaç değil araç olmalıdır.  Özellikle COVID-19 pandemisi sürecinde popüler hale gelen uzaktan eğitim modelinde eğitim camiasının paydaşları teknolojiyi birer amaç olarak görmeye başladı. Teknoloji ve medya okuryazarlığını bir kenara bırakarak daha fazla teknolojik araç bilmenin derslerin niteliğini daha çok arttıracağı inancı hakim oldu. Bunun sonucunda ise öğretmenlerden web 2.0 araçlarını öğrenmeye talep arttı.

Diğer yandan, ne uzaktan eğitim ne de yenilikçi yaklaşım teknolojiyi amaç edinen kavramlar olmamıştır. Yenilikçi yaklaşımlar adından da anlaşılacağı gibi eğitim ve öğretim sürecinde çağımızın yeniliklerini kullanarak etkili bir öğretim süreci sağlamaktır. Burada bilgisayar ve internet teknolojisi bir araç etkili öğretim ise bir amaç olmuştur. Peki bize bu etkili süreci tasarlamak için ne gerekmektedir?

TPAB (TPACK) Nedir?

Teknolojik-Pedagojik-Alan Bilgisi (TPACK-TBAP)Teknoloji Pedagoji Alan (TBAP) Mishra ve Koehler’in (2006) ortaya atmış olduğu bir çerçevedir. Temelde bu iki araştırmacı 21. yüzyılda öğretmenlik yapan birisinin sol tarafta görünen koyu yeşil alanda olması amaçlanmaktadır. Yani bir öğretmenin hem alan hem pedagoji hem de teknoloji bilgisinin yeteri düzeyde olması onun yenilikçi bir eğitim anlayışına sahip olacağını göstermektedir. Bu bağlamda, bu bilgilere sahip olup eğitim ve öğretim sürecinin öğrenci kitlesine göre, fiziki şartlara göre tasarlanması gerekir. Burada ise karşımıza “Öğretim Tasarımı” kavramı çıkmaktadır.

Öğretim Tasarımı

Öğretim Tasarımı demek bir öğrenme sürecinin belli problemleri çözmek için çeşitli ihtiyaç analizine göre tasarlanmasıdır. Tasarım işi de ciddi bir mühendislik işidir. Yukarıda da bahsettiğim gibi, teknoloji, pedagoji ve alan bilgisi iyi olmadan bu yüzyıl öğrencilerine etkili bir öğretim tasarımı süreci gerçekleştirmek pek mümkün olmayabilir. Bu bilgileri ve becerileri geliştirdikten sonra öğretimin tasarlanma süreci daha kolay olacaktır. Eğitimde yenilikçi yaklaşımlarda etkili bir model ile öğretim tasarımı yapmak elzemdir. Örneğin, bir Addie Modeli, 5E modeli, Gagne 9 Adımlı Öğrenme Durumları, UbD gibi tasarım modelleri ile bir öğretim süreci etkili bir şekilde tasarlanabilir.

Eğitimde Yenilikçi Yaklaşımlar

Bu yüzyılda eğitim ve öğretim süreci için en yenilikçi yaklaşımın uzaktan eğitim olduğu görüşündeyim. Elbette uzaktan eğitim bizim MEB okullarında uyguladığımız gibi canlı senkron derslerden ibaret değildir. Bireyselleştirilmiş, öğrenci hızına göre tasarlanmış asenkron bir öğrenme yöntemi de canlı dersler haricinde kullanılabilecek etkili yöntemlerden birisidir. Özellikle teknolojiye ulaşımın sınırlı ve yetersiz olduğu durumlarda ödevlendirmelerle asenkron öğrenme ortamları tasarlamak daha akıllıca olacaktır.

Bunun yanı sıra, bilgiye kolay bir şekilde ulaşılabilmesi ve insanların Youtube, Coursera ve Udemy gibi platformlardan istediği bir konuda istediği eğitimi alabilmesi bize bir yol göstermektedir. Demek ki bu çağda bilginin kaynağı öğretmen olmaktan çıkmış, öğretmen sadece bilginin nasıl uygulanacağını anlatan bir rehber konumuna evrilmiştir. Bunu da yapabilmek için elbette yenilikçi teknolojilere hakimiyet oldukça önem teşkil etmektedir.

Bireylerin kendi öğrenme ortamlarını, sanal okullarını yarattığı günler ise çok yakındadır. Sanal sınıflar üzerinden öğrenci takibi, dijital araçlarla öğrenme sürecinin pekiştirilmesi, ölçme ve değerlendirme etkinliklerinin kolayca yapılabilmesi eğitim ve öğretim sürecini farklı bir boyuta ulaştırmıştır. Bu bağlamda, oyunlaştırma etkinlikleri, ters-yüz (Fllipped) öğrenme, harmanlanmış öğrenme, proje temelli öğrenme gibi yöntem ve stratejiler eğitim ve öğretim sürecini daha canlı tutmaya yarayacaktır. Ayrıca  bu dönemde, öğrencilerin işbirliğini ve iletişim becerilerini arttıracak, eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerini geliştirecek etkinlikler yapılmasına da ihtiyaç vardır.

Sonuç olarak şunu ifade etmeliyim ki, 21 Mayıs 2022 Cumartesi günü İstanbul Aydın Üniversitesinde yüz yüze düzenlenecek atölyelerde de bu tarz etkinliklerle ders materyali veya ders hazırlama sürecini öğrenmiş olacaksınız. Sizleri de EDK22’de görmek dileğiyle…

Sayid Özcan

Referanslar:

[1] Mishra, P., & Koehler, M. J. (2006). Technological pedagogical content knowledge: A framework for integrating technology in teachers’ knowledge. Teachers College Record, 108 (6), 1017–1054